Ruh sağlığımız ve beyin hormonları doğrudan ilişkilidir. Hatta tüm duygusal dünyamızı bu hormonların yönettiğini söyleyebiliriz. Beyin hormonları nelerdir? Ne işe yarar? Nasıl daha iyi hale getirebiliriz? gibi soruların yanıtlarını bu yazımızda ele aldık.

DOPAMİN
Beyin hormonlarının şüphesiz birinci sırasında dopamin gelir. Bu madde olmadan parmağımızı bile kıpırdatmamız pek mümkün değil. Çünkü bu madde herhangi bir şeyi yapabilmemiz için gerekli motivasyonu sağlıyor.

Dopamin vücudumuzun doğal olarak ürettiği bir kimyasaldır. Hipotalamus’tan salgılanır. Beyinde, dopamin reseptörlerini aktive ederek nörotransmiter olarak görev yapar. Yani özetle beyin sinyallerini taşıyan bir hormondur. Hipotalamustan salgılanır ve kana karışarak nörohormon görevi yapar. Nörohormon olarak görevi hipofizin ön lobundan prolaktin salgılanmasını baskılamaktır.

 

Sempatik sinir sistemindeki etkileri nedeniyle kalp atışlarını hızlandırmak ve kan basıncını yükseltmek için de kullanılır. Kan-beyin omurilik sıvısı bariyerini aşamadığı için merkezi sinir sitemini doğrudan etkilemez.
Dopaminin etkilerine yakından bakacak olursak hareket koordinasyonunu sağlamaya yardımcı olduğunu görürüz. Hafıza ve öğrenme üzerinde etkilidir. Dikkat ve odaklanmamızı, algılamayı etkiler. Stres ve heyecan anlarında etkili olduğu gibi uyku düzenimizde de önemli rol oynar. Sanatsal yaratıcılığa katkısı da tartışılmaz.
Diğer taraftan dopaminin beyinde fazla olması durumunda kişide anksiyete gözlenebilmektedir. Bu da bir anlamda sigara ve anksiyete ilişkisini temellendirir. Diğer belirgin bir durum da şizofreni hastalarında gözlemlenen yüksek dopamin seviyesidir.

Fazla dopamin belirtileri
• Aşırı kaygı,
• Yüksek enerji
• Hiperaktivite,
• Yüksek libido,
• Uykusuzluk,
• Paranoya,
• Stres

Dopamin Testi
Kan testleri, laboratuvar testleri, MR, EMG ve uyku EEG’si dopamin seviyesinin ölçümünde kullanılan testlerdir. Dopamin eksikliğinden şüphe edildiğinde istenir. Kan tahlillerinde dopamin eksikliği anlaşılır. Beynin elektrik yapısının gözlemlendiği EEG ölçümlerinde de dopamin seviyesi tespit edilir. Dopamin seviyeleri belli değerlerde olmalıdır. Bu değerlerin altında veya üstünde çıkan test sonuçlarına göre dopamin takviyesi yapılabilir ya da dopamini azaltmak için tedavi uygulanabilir.

Dopamin Mutluluk Verir mi?
Her ne kadar dopamin mutluluk hormonu olarak anılsa da, aslında tam olarak işlevi bu değildir. Birçok bağlantıyla birlikte iyi hissetme üzerinde de etkisi vardır. Ancak dopamin mutluluk arttırıcı bir kimyasal madde olarak düşünülmemelidir. Dopamin dengeyi sağlayıcı bir etkiye sahiptir. Zaten beynin olması gereken bir mutluluk dengesi vardır. Bu dengenin korunmasında dopamin etkili olur. Dışarıdan alındığında doğrudan mutlu etmez. Dopamin birçok duygusal fonksiyonu etkilediği için mutluluk hormonu olarak anılır.

SEROTONİN
Serotonin (5 HT), ‘mutluluk hormonu’ olarak anılıyor. Uykuyu, seksüel enerjiyi, ruh halini ve iştahı düzenliyor. Düşük serotonin miktarı, sinirli, huzursuz ve depresif ruh hallerine neden olabiliyor. Mide ve bağırsak bölgesindeki kas isteminin hareketlerini yönetiyor, ağrı algılama sisteminizi düzenliyor ve dinlendirici bir uyku sağlıyor.

Beyinde Rafe çekirdeğinde üretilen serotonin kimyasalı salgılandığında kan damarları kasılarak daralır; serotonin düzeyi düştükçe genişler. . Rafe çekirdeğinin bağlantı kurduğu birçok bölge vardır; ön beyin, orta beyin, hipotalamus, talamus, amigdala, striatum gibi bölgelerin belirli alanlarında ve korteksin büyük bir bölümünde dopamin içeren çekirdeklere dağılmıştır. Rafe çekirdeklerinin biyolojik ritmin düzenlenmesinde de önemli etkileri bilinmektedir. Uyku uyanıklık döngümüzde biyolojik ritmin baş kahramanı olan suprakiazmatik çekirdek ile etkileşim içindedir.
Ruhsal olarak dibe vurduğunuzda, depresif ruh hallerinde, özgüven eksikliğinde, çok fazla strese girdiğinizde serotonine ihtiyacınız oluyor. Serotonin herhangi bir belirti vermeyen mide ve bağırsak rahatsızlıklarında; örneğin ülserde, ağrı eşiğiniz düştüğünde ve migren ataklarında da gerekli.

Migren atağından önce vücuttaki serotonin düzeyi yüksek olmakta, atak geçtikten sonra da düşmektedir.

Açlık, yorgunluk, stres, yemek, ışık ve ilaç gibi faktörlerin tamamı insan vücudundaki serotonin düzeyini etkilemektedir. Stres ve düşük kan şekeri serotonin düzeyini düşürürken; oksijen, kusma, içinde aminler bulunan gıdalar (örneğin: peynir, çikolata, portakal, mandalina, domates ) ve içinde triptofan isminde bir çeşit amino asit bulunan gıdalar, (örneğin süt, hindi eti ) serotonin düzeyini yükseltmektedir.

Bunun dışında insan vücudundaki serotonin düzeyini, çeşitli hormonlar da etkilemektedir. Örneğin kadın vücudundaki östrojende (kadınlık hormonu) artma, serotonin düzeyinde de bir artışa neden olmakta; aynı şekilde, kadınların âdet görmeleri sırasında, östrojen hormonlarında düşüş olması, serotonin düzeyini de düşürmekte ve bu durum, kan damarlarının aşırı genişlemesi sonucu, kadınlarda migren başlamasına neden olabilmektedir. Ayrıca serotonin dopaminerjik nöronlardaki reseptörlerine bağlanarak dopamin salgılanmasını azaltmaktadır. Serotonin eksikliğinin depresyon oluşumu üzerinde etkisi vardır. Depresyon ve anksiyete tedavilerinde serotonin geri alım inhibitörü (serotoninin tekrar kullanımı için sinaps aralığından, salgılandığı nörona geri alımını yok eden) ilaçlar kullanılır.

C. elegans solucanlarında yapılan deneylerde serotonin hormonun çeşitli maddelerle azaltılması sonucu solucanlarda obezite ve değişik gelişim bozuklukları ortaya çıkmıştır. Aslında depresyondan obeziteye kadar neredeyse tüm rahatsızlıkların serotonin salgılama sistemiyle bir ilişkisi vardır.
Uzmanlar, serotonin üretiminin, beslenme yoluyla etkilenebilen tek nörotansmitter olduğunu belirtiyor. Beyin hücrelerindeki ‘triptofan’ adlı protein tarafından oluşturuluyor. Örneğin çikolata ve muzda bu madde bolca var. Kadınlarda çok fazla güç harcamayı gerektiren sporlar; ayrıca stres ve huzursuzluk bu hormonun serbest bırakılmasını azaltıyor. Bunun aksine rahatladığınız zaman serotonin üretimi düzene giriyor.

ENDORFİN
Vücutta üretilen en güçlü uyuşturucu endorfindir. Endorfin’e aynı zamanda “doğal afyon” da deniyor. Endorfin; rahatlık, hoşluk, keyif ve huzur gibi duygularla ilgili. Normalde kahkaha atınca, mutlu bir haber alınca ya da çikolata veya güzel bir tatlı yiyince, bir yeriniz acıdığında endorfin düzeyi yükseliyor. Sigara içenlerde endorfin salgılama işini sigara üstleniyor. Vücut endorfinin salgılanmasında kontrolü kaybediyor.

Endorfin hipofiz bezi ön lobu tarafından sentezlenip salgılanıyor. İnsan vücudunda ağrıyan dokularda ağrının azalması için beyin dokuları tarafından üretilen hormondur. Hormonun işlevi, ağrının şiddetini azaltmak ve vücuda daha az rahatsızlık vermesini sağlamak için sinirleri uyuşturmaktır. Endorfinlerin ağrı kesici etkisi morfinden yaklaşık 30 kat daha fazladır.

Endorfin hormonu insan vücudunda özellikle belirtli saatlerde artış göstermektedir ve bu durum bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Özellikle akşam saat 11 ‘den gece saat 3’ e kadar daha fazla beyin endorfin hormonu salgılamaktadır.

Endorfin dibe vurduğunuzda ve moralinizin yeniden yükselmesi gerektiğinde ihtiyaç duyduğunuzda devreye giren bir hormon. Umutsuzca âşık olanlar bu hissin nasıl bir şey olduğunu iyi bilir. Endorfin salgılanması için doğrudan yapabileceğiniz bir şey yok ama kondisyon gerektiren sporları yaparken salgılandığı için ağır spor yapmak yardımcı olabilir.

Endorfin hormonu özellikle kadınların doğum zamanında doğal uyuşturucu görevi görmektedir. Doğum yapan kadının bu ağrı ve acıya katlanmasına ve ağrıyı çekebilmesinin tek yardımcısı endorfin hormonudur. İnsan vücudundaki endorfin hormonunun yanı sıra kişiyi iyi hissettiren dopamin, serotonin ve oksitosin maddesini de salgılanmaktadır.