Uygun koşullar biraraya geldiğinde travmanın OKB’ye dönüşebileceğini düşünüyorum. Bununla birlikte, OKB nörobiyolojik bir hastalık olduğundan, kişide tetiklenmesi için genetik bir yatkınlığın da olması gerekiyor. Dolayısıyla her travma geçiren kişide OKB gelişmemesini böyle de açıklayabiliriz.

20’li yaşlarda yıkıcı bir travma yaşamış bir danışanım OKB tedavisi için bana başvurduğunda 30’lu yaşlarına gelmişti. Travmasından sonra kontrol ritüeline başladı. Uyumadan önce evindeki tüm kilitleri ve pencereleri tekrar tekrar kontrol ediyordu. Ayrıca güvenlik kameralarının ve alarmının çalıştığından emin olmak için defalarca evin etrafını kontrol ettiği de oluyordu. Bu zorlayıcı rutin bazen 3 saat devam ediyordu.

Danışanımın OKB’ye hep yatkın olduğuna inanıyorum. Annesinde ve amcasında da OKB tanısı vardı. Yaşadığı travma, onu takıntılı davranışlara itmek için yeterli bir çevresel stres tetikleyicisiydi. Zorlantılı davranışlar sergilemenin başlangıcı, yaşadığı travmanın oğlunun da başına gelebileceği kaygısıyla güçlenmişti. Eğer bu zorlantı davranışlarını sergilemezse oğlunun da yaralanacağını hatta öleceğini düşünüyordu.

Hem TSSB hem de OKB tanısına sahip çalıştığım danışanlar, takıntılı davranışlarının nedeni olarak travmatik olayların tekrar başlamasını önleme bakımından bir güvence duygusuyla hareket ettiklerini belirtiyorlar. Her ne kadar bu düşünme biçiminin mantıksal olarak doğru olmadığını fark etseler de, bu totemin onlara şans getireceğini düşünüyorlar.

Travmaya bağlı OKB hastalarıyla uğraşmak gerçekten zorlu olabilir çünkü terapi onları rahatsızlık, korku, çaresizlik hissi ile başa çıkmak için hiçbir şey yapmalarını istemeyerek onları savunmasız bir konuma getirir. Çoğu zaman da bu durum onları travmaya geri götürür. Aslında bu bize bir şans verebilir çünkü işin bir de OKB oluşmadan önceki zamana dönerek, henüz oluşmadan takıntıları engelleme fırsatı sunar.

Her danışanın psikolojik yaşantısı ve sorunlarının birbirinden çok farklı olduğu muhakkak. Terapi seanslarında bu farklılıkları analiz edip, kişiye özgü çözümler geliştirmek ise yukarıda verdiğim örnekte olduğu gibi bazı durumlarda hayli zorlayıcı olabiliyor. Ancak bir profesyonelin gözlem ve analizleriyle geçirilen her seans içinde çözüm ümidi de barındırıyor.

Uzm. Psikoterapist Berk Ergin

Berk Ergin