535 104 74 13 Mohaç Sk. No:75/2 Yenimahalle-ANKARA berkergin@gmail.com

Hipofiz Bezi Hormonları

Beynimizin Hipotalamus bölümünde yer alan Hipofiz bezi (diğer bir deyişle Pitüiter Bez), neredeyse tüm hormon sistemimizin koro şefi görevini üstlenmiş durumda. Sadece bir fasulye tanesi büyüklüğünde olan bu bez beyin tabanında Türk Eğeri adı verilen (Sella Turcica) kemik yapının içinde bulunuyor. Beyinin üst seviyelerinden gelen mesajlar Hipotalamus’a aktarılıyor, Hipotalamus’ta Hipofiz Bezi’ni uyararak hormon salgılamasını sağlıyor.

Klinik Psikoloji: 1 -Tarihçe

Psikolojik sorunların hatırılı sayılır bir kısmının tedavisi psikoterapiden geçiyor. Psikoterapi hizmeti ise klinik psikologlarca veriliyor. Peki ama klinik psikoloji nedir? Nasıl bir süreci takip ederek bugünlere geldi? Araştırma ve uygulama alanlarında neler yer alıyor? Bu yazı dizimizde klinik psikolojiyi genel hatlarıyla incelemeye çalışıyoruz.

Stresle Baş Etmenin 25 Yolu

Stres hayatımızın kopamadığımız bir parçası. Ancak dozajı arttığında ruhsal sağlığımıza yarattığı tahribat kaçınılmaz. Stresle başa çıkma yollarını bilmek ise yaşam kalitenizi yükseltmenize fayda sağlıyor. Siz de “Stresle başa çıkamıyorum” diyenlerdenseniz bu tavsiyelerimize mutlaka bir göz atmalısınz.

Depresyon Tedavisi

Depresyon Dünya’da en sık görülen ve en sık da iş ve güç kaybına yol açan nedenlerden bir tanesidir. Depresyonun yaygınlığı 100’de 3 ila 6 arasında değişmektedir ve kadınlarda erkeklerden daha sık görülür. Bulgularına göz atarsak: Gün boyu süren bir isteksizlik halsizlik uyku bozukluğu; bu bazen çok uyuma ya da uyku uyuyamama şekilde olabilir. Kendini sürekli olarak mutsuz değersiz ve hissiz hissetme depresyon belirtilerinin başlıcalarıdır. Depresyon olan hastaların hayatın her alanına karşı ilgisi azalır; işi ile ilgili, yaşantısı ile ilgili yaptığı günlük uğraşlarla, cinsellikle ilgili ilgi kayıpları görülür.

Gestalt Terapisi

Bu yazımızda sizlere, son zamanlarda ülkemizde yaygınlaşmaya başlayan Gestalt Terapisi hakkında, kısa ve derleyici bir bilgi bütünü sunmak istedim. Her ne kadar psikolojik vakalarda geçerliliği örneğin bir bilişsel davranışçı terapi kadar ispatlanma fırsatı bulamamışsa da, kullandığı temel kavramlar bakımından terapilerde göz ardı edemeyeceğimiz özelliklere sahip. Umarım sizlere de faydası olur.

Tüp Bebek Tedavisinde Antidepresan Kullanılmalı mı?

Kimi durumlarda kişi kısırlık sorunuyla karşı karşıya kalabiliyor. Bu durum anksiyete ve depresyonu tetikleyebiliyor. Bebek sahibi olma çabası bu rahatsızlıkları arttırabiliyor. Çoğu kadın baş etme yöntemi olarak antidepresan kullanmayı tercih ediyor. Peki ama bu doğru mu?

Depresyonla Baş Etmenin Yolları

Depresyon, psikoloji denildiğinde akla ilk  gelen hastalıktır ve yaşadığımız ruhsal çöküntüyü anlatmak için kullanılır. Depresyondayken moralsiz, üzgün, mutsuz hatta karamsar hissedebiliriz. Oysa depresyondan kurtulmak için ilaçların dışında da yollar var. Yazımızda bu yöntemleri ele alıyoruz.

Diyalektik Terapi

90’lı yıllardan itibaren büyük bir ivme kazanarak artmaya başlayan Sınırda Kişilik Bozukluğu Borderline , psikanalitik terapi ya da Bilişsel Davranışçı Terapi gibi klasik terapi yöntemleriyle istendik seviyede iyileştirilemiyordu. Tam da bu noktada, kendisi de bir Borderline hastası olan Psikilog Marsha Linehan’ın Diyalektik Davranışçı Terapi kuramı çıkageldi. Binlerce yıllık diyalektik kavramını terapilere uygulayan bu kuram başta Borderline olmak üzere pek çok psikolojik rahatsızlığa çözüm olabiliyordu. Sizler için aşağıda, ülkemizde pek bilinmeyen ve uygulanmayan bu terapi yöntemini ve bu yöntemin borderline’a bakışını, geliştiricileri tarafından hazırlanmış harika bir makaleyle tanıtmaya çalıştım. Makalenin Türkçe çevirisi bana ait olup, sizlere faydalı olmasını umuyorum. İyi okumalar.

Depresyonun 8 Belirtisi

İçine düştüğünüz bulantı halinde, yaşamdan duyumsadığınız mutluluk halinin geçici bir süre rafa kalkması olarak tanımlayabiliriz depresyonu. Ama her can sıkıntısı depresyon olarak tanımlanmıyor. Bu yazımızda sizlere depresyonda olabileceğinizi gösteren sekiz belirtiyi inceledik.

Travmalar ve OKB

Uygun koşullar biraraya geldiğinde travmanın OKB’ye dönüşebileceğini düşünüyorum. Bununla birlikte, OKB nörobiyolojik bir hastalık olduğundan, kişide tetiklenmesi için genetik bir yatkınlığın da olması gerekiyor. Dolayısıyla her travma geçiren kişide OKB gelişmemesini böyle de açıklayabiliriz.